20 Temmuz Kıbrıs

Tarih ya okunur, ya da yazılır. Her ulusun elbette bir geçmişi vardır. Ama her ulus tarih yazamaz. 

Tarihin akışını değiştiren olaylar, savaşlar, afetler ve ticarettir. Dünya tarihi, bazı uluslar olmadan yazılamaz. Bu talihli uluslardan birisi de Türklerdir.

Yazılı tarih, canlarıyla bedel ödeyen, sayıları milyonları aşan isimsiz kahramanları yazmaz. Küçük olayları ve kişileri de yazmaz. Ama her türlü yadsımaya rağmen, adları ve eserleriyle, iz bırakanları yazmaktadır. Onlar tarihin kara kutusu içindedir. Daima kendilerinden söz ettirirler.

Böyle kişiler bazen bir peygamber, lider, diktatör, filozof,  fizikçi, kimyacı, geometrici, astronom, şair, yazar, edip, sanat veya bilime hizmetleriyle, iyi ve kötü ünvanlarıyla anılırlar. Uluslar da öyledir. Ya kurdukları uygarlıkla, ya da yaşadıkları felaketlerle.

Başka ulusların acılarına kör ve sağır duranlar, bir gün kendilerini, o acıların içinde bulurlar. Dün Kıbrıs’ta, Grivasçı ENOSİS çeteleri, Türkleri katledip toplu mezarlara gömerlerken, sessiz kalan bir çok ülke, bugün küresel sömürünün kurbanı olarak, aynı kaderi paylaşıyorlar.

İnsanlar gibi, uluslar da ırasal özellikleriyle anılır. Kimisi adaletiyle, kimisi de zulüm ve vahşetleriyle kendinden söz ettirir. Tarih adaleti özel durumlar için, örnek oluştursun diye saklar. Kötülük ve adaletsizlik ise tarihe gerek kalmadan, döktükleri kan ve günahlarla, dillere pelesenk olur.

Yakın tarihimiz; İsrail’i Filistinde, Yunanlıları Anadolu’da, Rumlar’ı da Kıbrıs’taki katliamlarıyla, dünya bilim tarihinin izbesinde canlı tutmaktadır. Zalim güçlü olduğunda, mazlum haksız düşürülüyor olması, gerçekleri değiştirmez. Bugün Kıbrıs’ta masum insanlar ölmüyorsa, 1974 yılında Bülent Ecevit’in başkanı olduğu, CHP-MSP iktidarının, istenç koyarak yaptığı barış harekatı sayesindedir.

Soydaşlara sahiplik hakkıyla Türkiye, Mega İdea savıyla Yunanistan ve 2. Abdülhamit’ten 93 bin altın karşılığında, adayı satın alan bu İngiltere’nin garantörlüğünde, Türklerin ve Rum’ların ortak olduğu, bir Kıbrıs devleti kurulduysa da, bu kuruluş Makarios ve Rumlar’ın, tek yanlı fitnesi nedeniyle hep sakat yaşadı.

Makarios; Türklerle ortak iktidarı, adalet ölçüsünde paylaşmayı sindiremedi. Kirli siyasetiyle Türklere ölümü ve göçü seçenek olarak gördü. Bu ateşe büyük Yunanistan Megali İdea ülküsü kapsamında, ilhakçı Enosis amacıyla kurulan, EOKA ve diğer çetelelerle birlikte, soykırım uyguladılar.

Türkiye’nin garantör ülkelere ve BM’ye yaptığı çağrılar ve girişimler sonuç vermeyince, 20 Temmuz sabahı, Türk Ordusu aldığı harekat emriyle, adayı İngiliz Gurkaları, Yunanistan tümeni, Rum Milli Muhafızları, EOKA çeteleri ve yılanlardan temizleyerek, daha büyük felaketlerden kurtardı. 

Bu harekat Kıbrıs’a barış ve huzur getirdi. Askeri cunta iktidardan düştü, Yunanistan’a demokrasi geldi. Kıbrıs devletinin yönetici ortakları olan Mücahitler; Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş Türk toplumunun lideri oldular.

Dr. Fazıl Küçük ölünce, Rauf Denktaş Türk toplumunun lideri ve 15 Kasım 1983 yılında kurulan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin ilk cumhurbaşkanı oldu.

Kıbrıs’ta barış, fiilen yetleştirilmiş durumdadır. Ancak bu barış, tiranların içine bir türlü sinmedi. Küresel ve yayılmacı hesaplarla, masa başında mevcutu bozma ve yeni statüler oluşturma çabalarıyla, Türk Ordusunu işgalci, gösterip, Türklere zorla azınlığı dayatıyorlar.

Kıbrıs’ta barışı gerçekleştiren Demokratik Sol istenç, kalıcı çözümü de sağlayacaktır. Rumlar; ya eşit iki toplumlu federal çözüme razı olacak, ya da, Kuzey Kıbrıs İlhak edilerek, kendi içinde özgür, dış ilişkilerinde anavatan Türkiye’nin bir parçası olarak, yoluna devam edip, her türlü tartışmayı noktalayacaktır.

Ulusların kaderlerini tayin hakkı ilkesiyle, devlet olmuş Kuzey Kıbrıs’ın, yaşama hakkına saygı gösterilmelidir. Aksi takdirde, her türlü küresel ve yayılmacı girişime karşı, Türkiye’nin hesabıyla yüzleşilecektir.  

Bu anlamlı günde, barışı sağlayan Merhum Başbakanımız Bülent Ecevit, Kuzey Kıbrıs Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve aziz şehitlerimizi saygıyla anıyor, Kıbrıs Türklerine esenlik, evrensel devletlerinde mutlu bir yaşam diliyorum.

Mehmet Emin HAZAR 

DSP Mardin Eski İl Başkanı 

YORUM EKLE