Enflasyon Düşer mi?

Bir dava nedeniyle tanık dinlenilmesine karar verilen bir duruşmaya davacı vekili olarak katıldım. Dava iş akdinin feshi nedeniyle kıdem tazminatı konulu işçilik alacağı davasıydı. Müvekkilin iş akdini fesh eden yabancı sermayeli bir şirket. Çoğunluğu yerel sermayeli su, süt, meyve suyu şirketlerine hizmet veren bir şirket. Hâkim tanık dinlenilmesine karar verilen her duruşmada olduğu gibi yemin etmesini isteyerek;
“Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?” diye sordu.

Tanık yemin verdikten sonra başladı anlatmaya; yaptığı işi tüm incelikleriyle ve detaylarıyla aktarmaya, su şişelerinin kapakların nasıl üretildiğinden, pet şişelere kadar tüm detaylarıyla… Haliyle hâkim “ davayla ilgisi olmayan şeyleri anlatma! Davacı tazminat hakkını aldı mı almadı mı? Sen onu anlat” dedi.

Tanık sanki hâkimi hiç duymamış gibi anlatmaya devam ederken davanın vekilleri olarak tanığın anlattıklarını şaşkınlıkla dinlemeye devam ettik. Hâkim bu kez kızgınlıkla davayla ilgisi olmayan şeyleri anlatmaması için. Bildiklerini anlatmakta kararlı olan tanık, doğduğu andan şimdiye kadar konuşması yasaklanmış da yeni serbest edilmiş gibi, hararetle devam ederek ve “işverenle ilgili hiç bir şey saklamayacağıma yemin ettim anlatacağım” diyerek devam etti.  “İçtiğiniz su bile yerli değil. Ülkemizde …… yüzde yüzde yerli sermayeli olduğunu söyleyen, reklam afişesi haline getiren şu firmayı bu firmayı biliyor musun? Hiç biri yerli değil demez mi? Hâkim nedenini sormaya biz de anlattıklarını bu kez merakla dinlemeye başladık. Tanık bir saat içerisinde ülkemizde belki de her gün yediğimiz içtiğimiz yiyecek ve içecekleri dahi kendi başımıza öz sermayemizle üretemediğimizi bir şekilde şişesini ya da kapağını üretemeyerek en küçük şeylerde dahi yabancı sermayeye bağımlı olduğumuzu anlattı. Aslında çok zor değil internet yardımıyla dahi yapacağınız ufak çaplı bir araştırmayla içtiğimiz su, süt, meyve suyu kapaklarını ve pet şişelerini kendimizin üretemediğini siz de öğrenebilirsiniz. 

Duruşma sırasında yaşadıklarımı bugünkü köşe yazımda anlatmak istedim çünkü, tarihsel olarak bir çok deneyimden geçerek Dünyadaki tüm Merkez Bankaları ile benzer şekilde yönetilen ve amaç bağımsızlığı, araç bağımsızlığı, finansal ve kurumsal bağımsızlığı olması öngörülmüş bir kurum olan Merkez Bankasının başkanı görevinden alındı. Başarısız olduğu düşünülen bir Merkez Bankası başkanının görevden alınması bu bağımsızlığa ve kurumsal kimliğe zarar verir mi? Bunu düşündüm sonra…İnanıyorum ki; daha nitelikli olduğu düşünülen başka bir Merkez Bankası başkanı Dünya’da ve ülkemizde yaşanan ekonomik sorunlara rağmen, getireceği çözüm önerileri ile daha başarılı olabilirdi muhakkak.  Ancak tek başına para politikası yönetimiyle ya da faizin düşürülmesiyle enflasyonun düşmesinin sağlanamayacağından eminim. Bu nedenledir ki ekonomik kriz karşısında enflasyonun düşmemesinin nedenini tek başına Merkez Bankasının faiz politikasına bağlamak doğru karar mıdır yeniden düşünülmesi gereklidir? 

Merkez bankasının bağımsızlığına ilişkin şimdiye kadar getirilen tanım ve açıklamalar, kurumsal yapısı ve uygulamaları açısından Türkiye’deki Merkez Bankasının Dünyadaki birçok model ile benzerlik gösterdiğini ortaya koymaktadır.  Bu doğrultuda, merkez bankası bağımsızlığı, para otoritelerinin ve diğer tüm dış faktörlerin kurumsal, yönetimsel, finansal ve para politikasına ilişkin kararlarını tüm baskılardan uzak, bağımsız bir şekilde alabilmesini ifade etmekteyse eğer Merkez Bankası bağımsız olmadığında kaybedilecek olana bakmak, Merkez Bankası Başkanının görevinden alınmasının Merkez Bankasının bağımsızlığına ve kurumsal kimliğine zarar verip vermediğini anlama da yeterli olacaktır. 

Sorun aslında inanıyorum ki; doğru para ya da faiz politikasında değil. Asıl sorun üretememekte…  Biz kendimiz üretemediğimiz sürece kim yönetirse yönetsin, hangi yöntem hangi faiz ya da politika uygulanırsa uygulansın. Merkez Bankasının başına kimi getirirseniz getirin enflasyon düşmeyecektir.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Orhan Keleş
Orhan Keleş - 1 ay Önce

Analizleriniz ve hayat tecrübelerinizle şekillenmiş öngörülerinize değer veriyor ve yazılarınızın devamını bekliyorum