Erzurum Kongresi

Erzurum; bitmiş Osmanlının ayakta kalan son kalesiydi. 

Anadolu’da Yunanlılar ve Ermeniler eşkıyalık yaparken, Kazım Karabekir gibi yurtsever bir komutan ve silahını teslim etmemiş bir kolordu, tükenmişliği umuda çeviren hazır bir güçtü.

Amasya genelgesiyle, Mustafa Kemal Sivas’ta kongre toplamayı duyurmuştu. Ancak Kazım Karabekir’in isteğiyle, ilk kongre Erzurum’da toplandı. 

İlke olarak, manda ve himaye düşüncesi, ilk defa Erzurum Kongresinde reddedildi ve tam bağımsız devlet düşüncesi benimsendi.

Erzurum Kongresi, ulusal sınırların temelidir. Son Osmanlı Meclisi, tüm kararlarını Erzurum ve Sivas Kongrelerinde kabul edilen kararlara uyarak, tutanak altına aldı. Ulusal kurtuluş mücadelesi de, aynı ilkelerle yürütüldü.

Kongre; Beş doğu ilden, 62 delegenin katılımıyla gerçekleşti ve iki hafta sürdü. Ermeni komitacıların terörist faaliyetlerine karşı, Kazım Karabekir’in önerisiyle, Doğuda bir devlet kurulması istendi. Mustafa Kemal; ”Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Bu satıh bütün vatandır.” diyerek, belirlenen ulusal sınırları, topyekun mücadele alanı ilan etti.

İngilizler, Amasya genelgesinden rahatsız oldu. Padişah da, Mustafa Kemal’i görevden aldı ve hain ilan etti. O da görevlerinden istifa ederek, Erzurum’a gitti ve toplanan kongreyi yönetti.

Bir sivil olarak, hakkındaki tutuklama kararına aldırmadan, 14 gün süren kongrede, Trabzon ve Erzurum bölgesinde, çalışan ulusal güçleri birleştirdi ve bir meclis çatısı altında, geçici bir hükümetle mücadele kararını, temsil heyetinin istenciyle, imza altına aldırttı.

Bu karar Mustafa Kemal’in, sürgün olarak Şam’a görevli giderken, Mardin’de ikamet ettiği, eski mülkiye başmüfettişi müfettişi Kömürlülerin evinde üzerinde çalıştığı projenin yazılı dökümanıdır.

Erzurum Kongresinin en önemli özellikleri; adı cumhuriyet olacak, yeni ve bağımsız bir devlet ile yeni meclistir.

Bir diğer özelliği de, bölgesel bir toplantıda ulusal kararlar alındı. Mandacılık reddedildi, imtiyazlı azınlık haklarına son verildi.

Erzurum Kongresi, Mustafa Kemal’e geniş bir çalışma alanı sağladığı gibi, yetki verdi ve ulusal mücadele lideri olmasının yolunu açtı. Sivas Kongresini daha özgüvenli topladı. 

Erzurumdaki birleşticilik ruhu, batıdaki ulusal güçler için, moral ve umut oldu. 

Padişah ve halifelik telafuz edilmese de, halk egemenliği, yalın bir tercih ve istenç olarak belirtildi. Dağınık olarak mücadele eden ulusal güçlerin, tek bir güç olarak birleştirilmesi fikri benimsendi.

Erzurum Kongresi; yorgun ve yoksul düşmüş bir ulusun, düşman işgaline son vermek için, ulusal istenç koyduğu, topyekun uyanış ve dirençle, tam bağımsızlık uğruna, örgütlü mücadeleye karar verdiği, Türkiye’nin tarihe geçen ilk toplantısıdır. 

Her türlü iç ve dış fitneye karşı, ulusal birlik ve bütünlük ülküsüyle, onurlu ve saygın bir devlet olarak, dünya ulusları içinde, temsil hakkımızın Erzurum Kongresinin ruhuna uygun bir inançla ve istençle sürmesi dileğiyle.

Mehmet Emin HAZAR 

DSP Mardin Eski İl Başkanı 

YORUM EKLE